Değişiklik için haftalarca sürecek bir projeye girişmek her zaman gerekmiyor. Salon takımı konusunda iki günlük bir hafta sonunda tamamlanabilecek düzenlemeler, evin havasını hissedilir biçimde değiştirebiliyor. Sürece göre planlanmış kısa yol haritası aşağıda.
Özetle, her evin kosullari farklidir, bu yuzden genel yanitlari kendi metrekareniz ve butceniz uzerinden yeniden degerlendirmek gerekir. Salon takımı konusunda emin olmadiginiz noktada kucuk bir deneme uygulamasi yapmak en guvenli yoldur.
Öte yandan, okurlardan gelen sorular genellikle ayni birkac basliga toplaniyor: sure, maliyet, dayaniklilik ve uyum. Salon takımı ile ilgili bu sorularin net yanitlarini bilmek karar surecini ciddi olcude kisaltir.
Coklu cerceve dizilimlerinde once yere kagit sablonlarla deneme yapmak duvari delik deşik etmekten kurtarir. Cerceveler arasindaki bosluğu sabit tutmak, farkli boyutlari bile derli toplu gosterir.
Uygulamada, tablolar ve cerceveler asildigi yuksekligi yanlis secildiginde tum duvar dengesiz gorunur. Goz hizasi olarak kabul edilen yerden zemine yaklasik yuz elli santim, cogu mekan icin iyi bir baslangictir.
Uygulamada, salon takımı konusunda gorunumun yaninda guvenlik de en az onun kadar onemlidir. Devrilme riski tasiyan yuksek mobilyalarin duvara sabitlenmesi, kayan halilarin altina tutucu ped konulmasi temel onlemlerdir. Elektrik tesisati ve aydinlatma baglantilarinda mutlaka yetkin kisilerden destek alinmalidir.
Çoğu zaman, dagilmis fikirleri tek bir gorsel panoda toplamak, karar vermeyi hizlandirir. Renk, malzeme ve mobilya gorsellerini yan yana getirdiginizde uyumsuzluklar satin almadan once ortaya cikar.
Salon takımı konusunda acele verilen kararlar cogu zaman geri donusu pahali sonuclar dogurur. Olcusu alinmadan alinan mobilya, denenmeden secilen duvar rengi ve ihtiyactan fazla aksesuar en cok pisman olunan uc kalemdir. Bir de dolasim alanini daraltmak vardir ki mekani gorsel olarak da kucultur.
Pratikte, salon takımı ile ugrasirken en yaygin hata, tek bir gorselden ilham alip mekanin kendi kosullarini yok saymaktir. Farkli bir isik acisinda ve farkli olculerde ayni sonuc elde edilmez. Ikinci sik hata ise her kosede birbiriyle yarisan cok sayida odak noktasi olusturmaktir.
Bu noktada, son donemde ev icinde dogal malzeme, yumusak formlar ve katmanli aydinlatma one cikiyor; bu yaklasim salon takımı konusunda da belirleyici oluyor. Trendleri bire bir kopyalamak yerine kendi evinizin olcusune ve isik durumuna uyarlamak daha kalici sonuc verir.
Tablonun merkezi yerden yaklaşık 145 ila 150 santimetre yükseklikte, yani göz hizasında olmalıdır. Koltuk veya konsol üstüne asılan işlerde mobilyanın genişliğinin üçte ikisi kadar bir alan kaplamak dengeli görünür. Birden fazla çerçeve kullanılacaksa aralarındaki boşluğu 5 ila 8 santimetrede sabit tutmak, düzenin derli toplu durmasını sağlar.}
Kısaca, vintage mobilya kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Oturma grubunda sehpa ile koltuk arasında yaklaşık 40 santimetre, geçiş yollarında ise en az 70 santimetre boşluk bırakmak konforlu bir kullanım sağlar. Halının en az ön ayakların altına girecek genişlikte olması, oturma alanını görsel olarak birleştirir. Tabloların merkezi göz hizası kabul edilen 145 santimetreye denk gelecek şekilde asılması dengeli bir görünüm verir.
Yükseklik çoğu evde en az kullanılan kaynaktır; tavana yakın raflar, kapı üstü dolaplar ve dikey kitaplıklar taban alanını meşgul etmeden ciddi hacim kazandırır. Sandıklı puf, çekmeceli karyola ve kapaklı sehpa gibi çift işlevli parçalar dağınıklığı görünmez kılar. Sık kullanılmayan mevsimlik eşyaları kapaklı kutularda etiketleyerek saklamak, dolap içi düzeni kalıcı hale getirir.}
Önce mekânın toplam metrekaresini ve değiştirmek istediğiniz parçaları listeleyin, ardından bütçenin yaklaşık yüzde altmışını mobilya ve aydınlatma gibi kalıcı ögelere ayırın. Kalan kısmı tekstil, halı ve aksesuar için saklamak, işin sonunda eksik kalan detayları tamamlamanızı sağlar. Küçük bir pay da beklenmedik nakliye veya montaj masrafları için ayrılmalıdır.
Mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Genel olarak, renk paletinizi belirledikten sonra geri kalan kararların ne kadar hızlı verildiğini görünce şaşıracaksınız.